2 sene önce dün

10 Aralık 2007 sabahı aslında öğleni, işe gitmemiş evde yorgun, umutsuz ve hasta yatarken youtube’da "scent of a women" (kadın kokusu) filminin tango sahnesini seyrederken içim buruldu. Al Pacino'ya ve aslinda kendime ağladım. Böyle bir adam, o küçücük klübede yaşıyordu aslında ve muhteşem ölüm için gelmişti new york’a. Bense al pacino ile ayni restauranta olsam beni tango yapmak icin kaldirsa tango bilmedigim icin (gerçi Dona da bilmiyordu), sabun degil sigara koktugum icin ama en onemlisi bu kadar guzel bir sahneyi gormeyeli, hayatin guzel oldugunu kacirdigim icin agladim. Bunu nasil unutabildim? Artık gerçekten çok yorumldum, bu bir chick lit (piliç edebiyatı) olsaydı çok yakında yakışıklı sevgili adayimla tanışmam gerekirdi, beni bu hayattan çekip kurtaracak :) Öyle değil aslında ben sadece yaşamayı özledim. Benim chick litim de boyle basliyor. 4 yildir is hayatindayim, staji saymazsaniz 3 yil. Bankacılık ve finans alaninda avukatlik yapiyorum. Senelerdir deliler gibi calisiyorum, ogrenim hayatimdaki tembelliğimin acisi cçıkıyor iş hayatında. Bunca yıl sosyal hayatim ve ask hayatim olmadi mi dersiniz. Oldu aslında haksızlık etmeyelim, fazlasıyla oldu. Ama donem donem isler cok yogunlasti is disinda hic bi sey yapamaz oldum. Dönem dönem ise sosyalleştim. Hayatımın en büyük aşkını ise 2006 yılının Mayıs ayında yaşadım. Detayına şimdi girmeyeceğim, ileride çok vaktimiz olacak. Mevcut durum itibariyle; geçen hafta bir konferans için San Diegoda’ydım, sahip olduğum ve sahip olmadığım bütün parayı harcadım, görgüsüzler gibi alışveriş yaptım. Mevcut durum ay başı olmasına rağmen beş parasızım. İşlerim çok yoğun olduğu için çok yorgunum, çok yoğunum, bazi durumlarda başarısız gözüktüm, çapını bilemediğim bir depresyona girdim. Herkese ve hiçbirşeye tahammül edemiyorum. İşlerim çok yoğun olduğu için uzun zamandır kuafore ve lazere uğrayamadim. Mevcut durum manikürsüz, pedikürsüz, gölgemin dipleri çıkmış ve kıllıyım. Şu yazdığım dokumana privacy settings koymaya çalıştım, o da olmadı, yani administratorım veya sistem kimse artik onlar da mevcut durumlarımımın hepsini öğrenecekler. Mayıs 2006 büyük aşkımla Şubat 2007’de ayrıldım, ondan sonra kimseye aşık olamadim, başarısız yemek denemelerim ayni kişiyle 2 yemeği aşamadı, zaten onlara bile niye çıktım bilmiyorum çirkin çirkin insalarla, pöf :( yanlış anlaşılmasın çirkinlik de değil de neyse anlatamaya halim yok. Yanii, mevcut durum itibariyle sevgilim de yok. Zaten olsun da istemiyorum, kuaföre gitmeye vaktim yokken sevgilim olmasin lutfen. Aslında çok şanslıyım, her akşam şükrediyorum yatmadan önce. Pek çok arkadaşım var, beni seven pek çok insan var ve benim de sevdiğim. Facebook’ta 400 küsür arkadaşım var :) Taglenen pek çok fotografım var. Harika bir ailem var. çok güzel bir işim var. Aslında gerçekten çok şanslıyım. Ama bazen sadece çok yorgun oluyorum. Hiçbir şeyin önemi kalmayacak kadar yorgun... Mayıs 2006 sevgilimin Ağustos 2006’da bana hazırladığı 12 adet müzik cd’sini bugun ilk defa dinleyebiliyorum desem. Benim ayılığım mı yoksa hayatin ayılığı mı? Arada bir gaza geliyorum, o zamanlar sabah akşam yüzümü yıkıyorum, her taraf için ayrı kremimi sürüyorum, düzenli dişlerimi fırçalıyorum, işe giderken makyaj yapıyorum ve kıyafetlerime özen gösteriyorum ama bu en fazla 1 hafta sürüyor. Sonra uzuun bir salma dönemine daha giriyorum. Aslında ben geçen hafta amerikadayken mayıs 2006 ile 2 gece sabaha kadar konuştuk. Bana benimle evlenmek istediğini söyledi ve beni hala sevdiğini soyledi. Ama buna rağmen beni görmeye gelmedi. Ben buraya dönünce havaalanından inince aradi, sonra da mail atti sadece. Oysa beni geri istiyorsa ben daha fazlasını bekliyorum sanirim. Şimdi chick litler hep böyle başlar, kizimizin kariyeri vardır, kredi kartında hep borç vardır, ona rağmen hep alışveriş yapar, sonra hayatının aşkıyla karşılaşır, arada bir kaç aksilik olur ama yakışıklı ve romantik adamla mutlu son. Bu da benim gerçek hayat chick litim. Bakalim hep birlikte görecegiz kariyer ve kredi kartı eksteleri ve bolca alışveriş dışında gerçek hayatta benzer neler olabilirmiş. Şimdilik elimizede ne var, aslında beni sevdiğini bildiğim, bazı konularda çok da düşünceli olan ama bence kesinlikle birbirimize gör olmadığımız ex-sevgili. Ne demiş facebook exten next olmaz. Bir kere ayrılıp sonra barışılan ilişkilerin hangisi sürmüş kü zaten. Ben örneğini görmedim. Ayrılmak için nedenlerin ortadan kalkmaz ki adam aynı adam sen aynı sensin. Ama bu aralar o kadar yorgunum ki evlenip evde oturup kokoş olsam mı diye düşünmeden de edemiyorum :) 28 yıl sonra hayatımda gerçekten ciddi anlamda bunu düşünmeye başladım. O da bi sure sonra mutlu etmez sanirim, ne de olsa ev hanimi olabilecek en sonra kişi benim. Ev işi yapmaktan nefrete derim bi kere ben. Şu anda Ajda’nın eski şarkılarını dinliyorum, böyle müzik dinlemeyeli aylar belki yıllar oldu... hayatta zevk aldigim seyleri ne zamandan beri yapmamaya başladım ben... işte en sevdiğim şarkı... ömrümün son durağında, seni buldum yanımda, aşkımın son baharında son yapraksın dalımda... Aklıma gelmişken, spora yazildim yeniden ama işler yüzünden ona da gidemiyorum. Mevcut durum; göbegim var ve gidemedigim bir yere tonla para ödüyorum. Sigarayi azaltmistim ama stesten daha da artirdim... Butun yazilari ingilizce karakterlerle yazmaya başladım ama düzeltmeye çalışıyorum o yüzden şimdilik hepsi karışık kuruşuk. Ayrıca mail kulturuyle yaşadığımızdan herşey konuşma dilinde. Bir işe başvururken cover letter’a “bi” yazmişim “bir” yerine. Sonradna işe girince eski dosyalari bulunca görmüştük ve çok gülmüştük. O işimin üstüne 3 üncü işim bu. Bu aykı burcuma göre bu ay çok muhteşem olacakmış, özellikle aşk açısından, iş de öyle, oysa ben kendimi bok çukurunda hissediyorum, her açıdan... İşin kolayına kaçmak için mayıs 2006 ile evlensem mi diye düşünüyorum bazen ama henuz o kadar aklimi kacirmamis olmaliyim ki yapmiyorum bunu. Şanslıyım ki hala kafam çalışıyor. Hala aklı başında bir insanim, dperesyondayken bile, hay lanet biraz aptal olsam hayat benim icin cok kolay olacaktı. Bunu biliyorum gerçekten daha kolay olacakti... ÇOK BÜYÜK BİR CAN SIKINTISI... BAŞKA HİÇBİR ŞEY YOK... Stand by me... ne guzel bir sarki bu, yuzume gulumseme kondu sonunda... :)

0 yorum:

Yorum Gönder

Hepimize... Amin!!!

Hepimize... Amin!!!
Yeni bir aşk, yeni iş yine gülecek bi neden lazım yer ni hayat yeni bi kader bunlar için bana şans lazım

İzleyiciler

Dünya Bir Karpuz Olsa

Dünya Bir Karpuz Olsa
Ben de böyle yaşasam