Hamburg Yolları Taştan

Yarın sabah Hamburg'a gidiyorum. Tahkimle alakalı bir konferans için. Fakat işin ironik yanı şu ki konferans Almanca. Şimdi orada ara falan olacak, milletle konuşurken Almanca konuşamadığımı farkettiklerin de o taraftan ne kadar desperate görüneceğim acaba çok merak ediyorum :) Mesele şu ki vakti zamanında bizim ofisin Frankfurt ofisinde çalışan bir iş arkadaşım benim cv'mi Hamburg'taki bir ofise yollamıştı. Onlar da benimle tanışmak istemişlerdi. Hah işte yarınki konferansta aslında tanışacağız biz. Belki bir iki network de yaparım gitmişken. Bana iş çıkacağını düşünmüyorum. Ellerine Türk hukukuna tabi bir uyuşmazlık gelmezse tabii. Ama bu Bremen köyünden sonra uluslararası çalışan bir avukatla tanışıp sohpet etmek bana iyi gelecek. Yanlız ben sadece son bir yıldır tahkim yapmış olduğumdan bilmediğim yerlerden görüşümü sorarsa diye de tırsmıyor değilim. Ama netice de fazla da bir beklentim yok. 
Ben şimdi yarın ne giysem diye düşünüyorum daha ziyade :)

Acaba bu gurbet insani haset mi yapiyor?

Dun Istanbul'da hava 20 dereceydi. Herkesles alemci olmus cumartesi gecesi, pazar gunu aksamdan kalma olmuslar. Herkes bir partide bir yerde. Ya acaba diyorum ben bu yeme olayina sardim, emotional feeding falan gizli gizli depresyonda miyim acaba? Yani neticede 4 sene evvel sosyal kelebek adinda blog acmis insanim, ben ki birseyden kusur kalsa odu kopacak sanan bir insandim. Simdi boyle huzur, sakinlik, domestik hayat. Iyiyim, sikilmiyorum, mutluyum falan diyorum ama degil miyim acaba? Bir yandan sunun cok iyi farkindayim. Bu benim icin koskoca bir firsat. Yepyeni bir dil, yepyeni bir kultur, yepyeni bir dunya ogreniyorum. Buna bana katacaklari su an farkettigimden bile fazla, suphesiz. Fakat biraz mukemmelliyetci olmamdan mutevellit sanirim ben kendimi fazla doverim. Simdi de tembelligime takmis durumdayim. Yahu dur daha geleli kac ay oldu. Havasina, suyuna, herseyine uyum saglamaya calisiyorsun, haftada 4 gun kursa gidip, kurs cikisi ders calisiyorsun yani bir izin var kendine degil mi? Tembelligin tadini cikar biraz degil mi? Yok, illa kendini yetersiz gore, illa kendine huzur verme, emi? Madalya verecekler bana herseyi ayni anda yapinca. Anandan ders al kadin. Atom karinca gibi herseye yetisti de ne oldu? Yani surda oglen olmus, simdiye kadaryaptigim tek sey kahvalti etmek, odayi havalandirmak ve bir makine camasir yikayip asmak oldu. Halbuki ben Almanca calismak, yuruyus yapmak veya pilates yapmak, gelince de bir kap yemek yapmak istiyordum. Gun bitmis degil tabi ama ben simdi Almanca calismaya baslasam aksama kadar arada fb' baktim, instagrama baktim falan hoop aksam oldu bile olacak. Neyse ben biraz sakinleseyim once en iyisi. Organize olmayi da ogrenecegim ama simdi degil sanirim.

What the Bleep Do We Know

nam-ı diğer "ne biliyoruz ki". dün yeniden adam akıllı izledim. unuttuğum bir şeyi hatırladım. izlemediğim kısmını izledim. suya bunu yapabiliyorsak kendimize neler yapıyoruz düşünün... ve de çevremizdekilere... artık kimseye kötü söz söylememeye büyük gayret sarfedeceğim. kendime özellikle. ne kadar bunalsam da. o yüzden dünden beri göbeğime yukarıda gördüğünüzü yazıyorum lacivert göz kalemimle. Sanırım bu anlama gelen bir dövme yaptıracağım gözükmeyecek bi yere. ya da tek bir küçük kalp yaptırırım belki.

her neyse ne saçmalıyor bu demeyin. kuantımı r. şanal'dan değil bir de bilimadamlarından dinleyin. what the bleep do we know belgeselini izleyin. mutlaka ama. sonra sizde kendi sıvınıza sevgi mesajı iletin.

Hepimize... Amin!!!

Hepimize... Amin!!!
Yeni bir aşk, yeni iş yine gülecek bi neden lazım yer ni hayat yeni bi kader bunlar için bana şans lazım

İzleyiciler

Dünya Bir Karpuz Olsa

Dünya Bir Karpuz Olsa
Ben de böyle yaşasam